İnatla Dağlara Giden O Penguen. Peki Neden?

20 yıl öncesinden bu kare önümüze düşünce 'neden?' diye sorduk. Kendimizi ifade etmekten genelde yoksun canlılar olarak kendimizi onun yerine koyduk. Anlam aradık. Aciz hallerimize göndermeler yaptık. Ama kaldığımız yerden, 'sürünün bir parçası' olmaktan ileri gidemedik. Ne zaman bunu başarabildik ki? Hangi 'aydınlanma' bizi sürüden ayırabildi? Mesela aydınlanma çağında dünya gerçekten aydınlandı mı? Etrafa bakınca karanlıktan başka ne görüyorsunuz? Bilim her şeyin yanıtını bilemez. Penguenin bu davranışının yanıtını da bilmiyor. Neden ısrarla dağlara gitti? Acaba bir süre sonra döndü mü? Bilmiyoruz... Ve bilemeyeceğiz. Bildiğimiz tek şey; biz de yönümüzü kaybettik. Kaybolduk. Bir yöne doğru bilinçli olarak gitmiyoruz. Adeta akıntıya kapılmış sürükleniyoruz. Çoğunlukla bize dayatılanı yaşıyoruz. Sizin de gitmek istediğiniz 'dağlar' var mı mesela? Bazen hayatın 'normal' akışına aykırı şeyler olur. Belki de hayatın normal akışı diye bir şey yoktur. Bizim evreni idealleştirme çabamız 'normal' diye bir şeyin var olduğuna inanmamıza neden oluyordur. Belki de o 'normal' toplumları kontrol altında tutabilmek için icat edilmiştir. Belki de evrenin özünde, tahmin edilebilir bir düzen değil de öngörülemez bir kaos vardır. Muhtemelen Penguen bunu varoluşsal bir kriz geçirdiği için yapmadı. Ancak muhtemelen bilinçsiz olan bu davranışı, bizi varoluşsal krize sokmuş benziyor... Krizler iyidir. Eğer güçlü şekilde atlatırsanız... video credit: Werner Herzog #Penguen #varoluş #insan

Selçuk Topal — Gelecek Uzayda · Diğer

Özgün kaynağı aç