Türkiye'de Yapay zeka ekonomisinin gelişmesi için neler yapılmalı? SAP uzmanları ile değerlendirdik.

GITEX AI Türkiye 2026 kapsamında SAP’nin yapay zekâ yaklaşımını iki farklı yöneticiyle konuştuk. SAP Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Bülent Karal ile Türkiye’de yapay zekâ ekonomisinin gelişmesi için veri merkezleri ve GPU yatırımlarının neden tek başına yeterli olmadığını, veri kalitesini, kurumsal dönüşümü ve startup ekosistemini ele aldık. SAP Yapay Zekâ ve Veri Başkanı Pavlos Panagiotidis ile ise otonom işletmeleri, yapay zekâ ajanlarının çalışanların iş yapış biçimine etkisini ve kurumsal yazılım modelinin geleceğini konuştuk. #technology #ai #economy #yapayzeka #data #digitaltransformation #information #interview @SAP 00:00 Giriş 00:26 Türkiye’de yapay zeka ekonomisine geçiş 02:41 SAP’nin yapay zeka ekonomisine katkısı 03:51 Girişimlerin kurumsal müşterilere ulaşması 05:18 SAP’nin girişimlere sunduğu platform ve pazar yeri 06:40 Yapay zeka ekonomisinde engeller ve fırsatlar 08:05 Otonom işletme vizyonu 08:41 Otonom işletmelere geçiş süreci 09:37 Dijital ikizler ve çalışanlara etkileri 10:42 Kurumsal yazılımlarda yapay zekanın geleceği Türkiye’de veri merkezi yatırımları ve yapay zekâ için gerekli işlem kapasitesi hızla büyürken SAP’ye göre güçlü bir yapay zekâ ekonomisi için yalnızca altyapı yeterli değil. Şirket, veri, modern iş süreçleri ve somut yapay zekâ uygulamalarının birlikte geliştirilmesi gerektiğini savunuyor. Karal, yapay zekâ altyapısını bir enerji santraline benzetiyor. Enerji santralinin tek başına ekonomi oluşturmadığını belirten Karal’a göre veri merkezleri ve GPU’lar da yalnızca temel altyapıyı sağlıyor. Ekonomik değer için bu kapasiteyi kullanacak temiz veri, modern süreçler ve gerçek kullanım senaryoları gerekiyor. SAP’ye göre ilk kritik konu şirket verilerinin düzenlenmesi. Kurumlarda verilerin eski sistemlerde, farklı uygulamalarda ve Excel dosyalarında dağınık tutulması yapay zekâ projelerini zorlaştırıyor. İkinci aşamada ise eski süreçlere yalnızca yapay zekâ eklemek yerine iş yapış biçimlerinin yeniden tasarlanması gerekiyor. Üçüncü adımda yapay zekâ yatırımlarının maliyet, verimlilik veya operasyon açısından ölçülebilir sonuç üretmesi bekleniyor. SAP bu dönüşümde Cloud ERP, SAP Business Data Cloud, Joule ve yapay zekâ ajanlarını aynı yapı içinde konumlandırıyor. Amaç, yapay zekâyı ayrı bir uygulama olmaktan çıkarıp doğrudan şirketlerin günlük iş süreçlerine entegre etmek. Türkiye’deki startup ekosistemi de görüşmenin önemli başlıklarından biri oldu. Karal’a göre yerli girişimlerin temel sorunu teknoloji veya yetenek eksikliği değil, büyük şirketlerin satın alma kararlarında yaşadığı güven problemi. Kurumsal müşteriler girişimin uzun vadede ayakta kalıp kalamayacağını, teknik destek sunup sunamayacağını ve güvenlik gereksinimlerini karşılayıp karşılayamayacağını sorguluyor. Bu nedenle yatırım fonlarının girişimlere yalnızca sermaye değil, kredibilite ve pazar erişimi de sağlaması gerektiği belirtiliyor. Büyük şirketlerin ise daha hızlı pilot projelere yönelmesi, ödeme süreçlerini kolaylaştırması ve başarılı girişimlere referans olması öneriliyor. SAP ekosistemi girişimlere küresel müşterilere ulaşma imkânı da sunuyor. Startup ve scaleup şirketler çözümlerini SAP Business Technology Platform ile entegre ederek SAP Store üzerinden farklı pazarlara açılabiliyor. Yapay zekâ yatırımlarında veri egemenliği de giderek önem kazanıyor. Özellikle finans, kamu, savunma ve kritik altyapılarda verinin hangi ülkede tutulduğu ve hangi hukuk sistemi altında işlendiği önemli bir kriter haline geliyor. SAP bu nedenle “sovereign cloud”, yani egemen bulut yaklaşımını stratejisinin parçalarından biri olarak görüyor. Şirketin uzun vadeli hedeflerinden biri ise otonom işletmeler. SAP Yapay Zekâ ve Veri Başkanı Pavlos Panagiotidis’e göre gelecekte yapay zekâ ajanları bazı operasyonları ve karar süreçlerini doğrudan yönetebilecek. Ancak tamamen otonom yapılara geçişin birkaç yıl sürebileceği ve bunun için iş süreçlerinin yapay zekâ merkezli yeniden tasarlanması gerektiği belirtiliyor. Panagiotidis, yapay zekânın amacının çalışanları tamamen ortadan kaldırmak değil, tekrarlayan işleri otomatikleştirmek olduğunu söylüyor. Finans uzmanlarının farklı sistemler ve Excel tabloları arasında yaptığı rutin işlemler yapay zekâ ajanlarına devredilirken çalışanlar daha stratejik görevlere odaklanabilir. Bu dönüşüm kurumsal yazılım modelini de değiştirebilir. SAP’ye göre gelecekte kullanıcıların yazılımla doğrudan etkileşimi azalırken işlemlerin önemli bölümünü yapay zekâ ajanları gerçekleştirebilir. Böyle bir yapıda kullanıcı başına lisanslama yerine, yazılımın ürettiği sonuç ve iş değeri üzerinden fiyatlandırma modelleri daha fazla önem kazanabilir.

Technopat · Diğer

Özgün kaynağı aç