Yakınca Hafiflemesi Gerekirken Ağırlaşan Madde! İmkansız Deney 🤯

ABONE OL! http://bit.ly/basfi https://www.tiktok.com/@basfiiledeneyselbilim https://www.instagram.com/basfiiledeneyselbilim/ https://www.facebook.com/BASF.BasfiileDeneyselBilim Malzemeler Çelik yün Tartı Ateş kaynağı Onu yakacağız! Evet. Ama yakmadan önce onu tartının üzerine koyuyorum. Ağırlığına bakalım. Hatta tartının üzerinde kalmaya devam etsin. Yanarken de ağırlığını gözlemleyelim istiyorum. Yaktım. Uff nasıl da yanıyor. Yalnız yandıkça hafiflemiyor, bakın bilakis ağırlaşıyor. Çelik yünün yandıkça ağırlaşması gerçekten ilginç. Anormallik var gibi görünse de aslında sonuç mantıklı. Çünkü çelik çok yüksek oranda demir içerir. Demir, diğer metaller ve karbon atomuyla karıştırılmasıyla elde edilen bir alaşımdır. İçerisinde yaklaşık olarak %1-2 oranında karbon atomu bulundurur. Çelik yününün içerisinde bulunan yüksek oranda demir, zor olmayan bir şekilde yükseltgenebilir. Demirin yükseltgenme reaksiyonu, günlük hayatta genelde oksijen atomları tarafından gerçekleştirilir. Yani kütlenin korunumu nedir? Kapalı bir sistemde, dışarıyla madde alışverişi yoksa toplam kütle zamanla değişmez. Kimyasal tepkimelerde ve fiziksel hal değişimlerinde madde yok olmaz, var da olmaz; sadece biçim ve bağ değiştirir. Klasik kimyada bu, “reaktiflerin toplam kütlesi = ürünlerin toplam kütlesi” diye yazılır. Ama bize değişiyor gibi gözükür değil mi? Açık sistemde gazlar ortama kaçar mesela kağıt yanınca CO₂ ve su buharı uçar ve geriye kül az kalır. Ya da ortamdan madde alınır. Çelik yün gibi. Çelik yün yanarken havadan oksijen eklenir, böylece kütlesi artar. Kapalı bir kapta ise toplam kütle değişmez. SORU: Çelik yününü tartı üzerinde yakarken hangi ortamda kütle artışı daha fazla olur? A) Açık hava B) Saf oksijen atmosferi (Cevap: B) Çelik deyince başta bize bir alaşımış gibi gelmiyor. Öyle değil mi? Başlı başına saf bir element gibi düşünüyoruz. Oysa içinde en fazla demir olmak üzere karbon, krom, nikel, molibden, manganez, vanadyum gibi elementlerin alaşımı. Peki çelik neden var? Aslında tesadüfen. Demire kömürden karbon karışınca keşfedilmiş. Çok çok eski zamanlarda demirci ocakları varmış bilirsiniz. İşte bu demirci ocaklarında demir, odun kömürüyle uzun süre ısıtılırken yüzeyden karbon bulaşmış. Demirci ustası bu parçaların çok daha sert ve keskin kenar tuttuğunu fark etmiş. Sonra hızla suya sokup kırılganlığını ayarlamayı da öğrenmişler. Böylece çok daha sert bıçaklar, dayanıklı silahlar, uzun ömürlü aletler ve güçlü tarım ekipmanları yapmayı başarmışlar. Günümüzde de çelik kullanımı hala çok yaygın. Binaların ve köprülerin taşıyıcı kirişlerinden, beton içindeki donatı çubuklarına ve tren raylarına kadar tüm inşaat ve altyapının omurgasını oluşturuyor. Otomobil, kamyon, gemi ve trenlerin gövde, şasi ve motor parçalarında; enerji sektöründe rüzgar türbini kuleleri, boru hatları ve kazanlarda; fabrikalarda makine ve kalıp çeliği olarak kullanılıyor. Ayrıca teneke kutu ve varil gibi ambalajlar, su ve gaz taşıyan boru sistemleri ve tarım-madencilikteki dayanıklı aletler de çeliğe dayanır. Bu kadar yaygın olmasının sebebi, çeliğin ucuz, güçlü, şekillendirilebilir ve geri dönüştürülebilir olması. Evlerimizdeki beyaz eşyaların gövdeleri, paslanmaz çelik tencere, çatal-bıçak, eviye, gıda işleme ve sağlık ekipmanları da çoğunlukla çelikten. Mantıklı çünkü tat/koku vermez, bakteri tutumunu azaltır, hijyenik, kolay kolay paslanmaz, bulaşık makinasına girer, temizliği kolay, uzun ömürlü. Neden paslanmaz çelik tencere kullanmayalım :) Sağlıklı mis gibi. Hatta çelik tencereden yemeğe yemekten de bize az çok az miktarda demir geçişi de olur. Günlük demir ihtiyacınıza anlamlı katkı yapmaz. Döküm demir tava/tencere bu konuda çok daha etkilidir. Ama yine de çelik tencere için de sıfır diyemeyiz. Bunu neden söylüyorum? Çünkü demir, bizim için önemli bir mineral. Hemoglobinin parçası olarak oksijen taşır. Eksikliğinde kansızlık, anemi yapar. Kırmızı ette, özellikle ciğer gibi sakatatlarda, hindi, tavuk etinde, midye, ıstakoz, istiridye gibi deniz ürünlerinde, mercimek, nohut, fasulye gibi bakliyatlarda, ıspanak, pazı, roka gibi koyu yeşil sebzelerde, kabak çekirdeği, susam, tahin, kaju, badem, kuru üzüm, kuru kayısı, yulaf, kinoa gibi tahıllarda bolca bulunur. Tencereden değil de kaynağından bol bol yiyerek demir almaya çalışın arkadaşlar. Temel reis gibi :) Çelik mutfak malzemelerinin de en azından sağlıklı olduğundan emin olduk. Bitkilerin dolayısıyla bize gelen besinlerin de sağlıklı gelişimi için demir büyük öneme sahip. Onlar napıyor? Döküm tencere kullanamazlar et yiyemezler :) Hee orda da işte tarım çözümleri devreye giriyor. BASF bu konuda tam destek. Mesela Chaufer® çözümü. Narenciye, elma, şeftali gibi meyve ağaçlarında ve birçok sebzede demir eksikliğini gideren bu ürün, kökler tarafından hızla alınır ve yeşil aksama koyu renk kazandırır. Böylece daha fazla tomurcuk ve çiçek oluşumunu sağlar. Teşekkürler BASF :) BASF Türk Kimya iş birliği ile hazırlanmıştır.

Basfi ile Deneysel Bilim · Diğer

Özgün kaynağı aç